
Diş Eti Hastalıkları
Diş eti hastalığı nedir?
Diş eti hastalığı, dişleri çevreleyen ve
destekleyen dokularda görülebilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Çocuklarda,
erişkinlerde ve yaşlılarda gözlenebilen ve dişlerde herhangi bir çürük
olmamasına rağmen dişleri çevreleyen dokularda görülebilen bu enfeksiyon durumu,
tedavi edilmediğinde dişlerde kanama, ağız kokusu, sallanma ve hatta diş
kaybına sebep olabilir. Genellikle ağrısız ilerleyen diş eti hastalıkları
çoğunlukla ileri dönemlerde fark edilebilmektedir.
Dişlerin çevresindeki dokular diş eti, çene
kemiği ve dişler ile çene kemiğini birleştiren periodontal lifler olarak
tanımlanabilir. Periodontal hastalığın tipleri, enfeksiyonun bahsedilen çevre
dokulardan hangilerini etkilediğine bağlı olarak tanımlanmaktadır.
Enfeksiyonun diş etini etkilediği
durumlardır. Bu evrede diş etleri kanamalı, kızarık ve şiş olarak gözlenebilir
ve hasta ağız kokusu varlığını hissedebilir. Gingivitisin tedavi edilmediği
durumlarda enfeksiyon ilerleyerek periodontitisin gelişmesine sebep olabilir.
Diş etinin yanı sıra periodontal lifler ve
çene kemiğinin de etkilenebildiği durumlardır. Diş ve diş eti arasında
bakterilerin kolayca yerleşebileceği bir boşluk olan "periodontal
cep" oluşur. Periodontal cep varlığı enfeksiyonun yerleşimini ve
hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. Hastalık ilerledikçe destek dokularda
kayıplar olur ve dişler sallanmaya başlar, sonuç olarak dişlerin çekimi
gerekebilir.
Bu iki rahatsızlıkta da görülebilen diğer
hastalıklar arasında yer almaktadır.
Diş eti hastalıklarındaki en önemli belirti
diş eti kanamasıdır. Sağlıklı bir diş etinin herhangi bir zamanda kanamayacağı
bilinmelidir. Diş fırçalama esnasında veya kendiliğinden başlayan kanamalar
dışında diş etinde görülen şişlik, kızarıklık, mavi-morumsu renk
değişikliği, diş eti
çekilmesi, diş eti büyümesi, dişlerde sallanma veya yer değişikliği,
hassasiyet ve kötü ağız kokusu da sıklıkla gözlenen belirtiler arasındadır.
Diş eti hastalıklarının başlıca nedeninin
“mikrobiyal dental plak” olarak adlandırılan, temizlenemeyen gıda artıkları ile
tükürükten gelen bakterilerin birleşimi olan bir tabaka olduğu bilinmektedir.
Mikrobiyal dental plak, diş çevresindeki dokularda yıkım oluşturarak
periodontal hastalığı başlatır.
Mikrobiyal dental plağın yanı sıra sigara
kullanımı, diyabet, lösemi ve AIDS gibi bazı sistemik hastalıklar, stres,
kalp-tansiyon ilaçları, antikonvulsanlar, antidepresanlar ve oral kontraseptifler
gibi bazı ilaçların kullanımı ve beslenme alışkanları da diş eti
hastalıklarının oluşumunda etkilidir.
Diş eti hastalıklarında tedavi şekli,
hastalığın bulunduğu evreye ve etkilediği dokulara göre belirlenir. Diş eti
hastalıklarının tedavisindeki amaç enfeksiyona neden olan bakterilerin ve
yapıların uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Bu tedavi genellikle plağın
uzaklaştırılması, ultrasonik cihazlar ile diş taşı temizliğidir. Temizlik
işlemi ardından diş yüzeylerini pürüzsüzleştirmek ve var olan lekeleri gidermek
amacıyla politür (parlatma) işlemi uygulanır. Enfeksiyonun derecesine göre
lokal anestezi uygulanarak diş eti ceplerinin iç yüzeyleri ve diş kök yüzeyleri
temizlenebilir.
Bu aşamaların ardından ağızdaki zararlı
bakteriler uzaklaştırılarak yeni bir ortam hazırlanmış olsa da bu ortamın
korunması için hekim hasta işbirliğinin çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
Yapılan tedavinin ardından hekimin belirttiği şekilde uygulanacak bir ağız
bakımı sağlanması hastalığın tekrarlamaması ve tedavinin tamamlanabilmesi için
oldukça önemlidir.